Ev Arkadaşınızın Bir Rakun Olmasını İster Miydiniz?

Ev Arkadaşınızın Bir Rakun Olmasını İster Miydiniz?

Evinizi bir rakunla paylaşmayı hiç düşündünüz mü? Rakunlar, dünya genelinde yaygın olarak beslenmeseler de evcilleştirilebilen hayvan türleri arasındadır. Zeki hayvanlardır ve eğitilebilmeleri mümkündür. Peki; rakunlar nerede yaşar, ne ile beslenir, özellikleri nelerdir?

Rakunların Özellikleri

Rakungiller familyasından, memeli bir canlı türü olan rakunlar; genellikle göllerin, su yollarının ve bataklıkların çevresinde yaşarlar. Dış görünümleri itibariyle sansargiller ya da ayıgiller familyasının üyelerini de andırırlar. Hatta zaman zaman kızıl panda ile karıştırılmaları söz konusu olabilir. Boyları yaklaşık 50-60 cm civarındadır. Kuyrukları ise yaklaşık 25-30 cm uzunluğundadır. Ağırlıkları türlerine göre farklılık gösterir. Bazı rakunların ağırlıkları 12 kilogramı bulabiliyorken bazı küçük rakunlar 1-2 kilogram civarında olabilirler. Rakunların yaşam süreleri yaklaşık 12-15 yıl arasındadır. Rakunların bilinen 7-8 farklı türü vardır. En yaygın rakun türleri; “yengeç yiyen rakun”, “procyon insularis” ve “bayağı rakun”dur. “Kinkaju” türündeki rakunlar kuyrukları ile tutunabilme özelliğine sahiptir. Rakunlar gri ya da kahverengi olabilirler. Kuyrukları da vücutları gibi gri renktedir ancak siyah halkalıdır. Bazı türlerin gözlerinde, maskeyi andıran siyah bir leke bulunabilir. Kulakları küçük ve diktir. Kulak şekilleri sivri ya da yuvarlak olabilir. 

Rakunlar genellikle ocak ve şubat aylarında çiftleşirler. Erkek rakunlar için aile kavramı yoktur. Çiftleştikten sonra dişilerinin yanında kalmazlar. Dişi rakunlar yavruları doğurur ve tek başlarına büyütürler. Yavrular genellikle 1 yıl süreyle anneleri ile birlikte yaşarlar. Her hamilelik sürecinin sonunda 2-5 yavru dünyaya getirirler ve gebelik süreleri yaklaşık 2 aydır. Yavruların gelişmeye başlaması ve gözlerinin açılması yaklaşık 3 haftalık bir sürenin sonunda gerçekleşir. 

Rakunların yaşam alanı, Amerika kıtasının kuzey bölümleridir. Dünya üzerindeki rakunların neredeyse tamamı Kuzey Amerika’da yaşamaktadır. Çoğunlukla insanlardan uzak ormanlık alanlarda yaşarlar ancak bazı rakun türlerinin nadir de olsa insanlarla iç içe yaşadıkları da görülmektedir. 

Rakunlar kış uykusuna yatmazlar ancak; kışın büyük bölümünde inzivaya çekilirler. Kış aylarında yaz aylarına göre daha uzun aralıklarla ve daha az miktarlarda beslenirler. Dokunma ve hissetme duyuları oldukça gelişmiştir. Uzun ve ince parmaklara sahiptirler. Rakunlar, iyi birer yüzücü olmalarının yanı sıra iyi birer tırmanıcı olarak da bilinirler. Ağaçlara kolaylıkla tırmanabilir ve kendilerini diğer hayvanlara karşı bu şekilde koruyabilirler. Ancak ağaç tepelerinde yaşamayı tercih etmezler. Bunun yerine ağaç kovuklarında, kayaların arasında veya mağaralarda barınmayı tercih ederler. 

Rakunlar sakin ve sevecen hayvanlardır. Diğer hayvanlarla ve insanlarla iyi iletişim kurabilirler. Ancak tam anlamıyla evcil hayvanlar değillerdir. Vahşi yaşam koşullarına alışkınlardır. Bu sebeple zaman zaman agresif tavırlar gösterebilirler. 

Rakunlar Ne ile Beslenir?

Rakunlar etobur canlılardır. Genellikle su kenarlarına gelen kendilerinden daha küçük canlılarla beslenirler. Rakunlar iyi yüzücülerdir. Bu özellikleri sayesinde suda yaşayan hayvanları da rahatlıkla avlayabilirler. Kurbağa, kerevit, balık, midye, semender gibi canlılar rakunların avladıkları canlılar arasındadır. Bunların yanı sıra, kuşlar, sürüngenler, böcekler de rakunların avladıkları hayvanlardan bazılarıdır. Rakunlar, geceleri avlanmayı tercih eden hayvanlardır. Geceleri avlanır, gündüzleri ise dinlenerek geçirirler. 

Etçil özelliklerinin yanı sıra meyve ve sebzelerle beslendikleri de bilinmektedir. Ceviz, mısır, çilek, böğürtlen gibi yiyecekleri tüketmeyi tercih ederler. 

Rakunlar yiyeceklerini yıkayarak yeme özellikleriyle bilinirler. Hatta bu özelliklerinden dolayı “lotor” (yıkayıcı) adıyla da anılırlar. Yiyecekleri eti, suya batırıp yıkamadan yemezler. Rakunların bu davranışı neden yaptığı net olarak bilinmemektedir. Hayvan bilimcilerin yaptıkları araştırmalar kesin sonuçlar vermese de; rakunların yiyeceklerini temizlemek için değil daha kolay çiğnemek ve sindirebilmek için yumuşak bir kıvama getirmeyi amaçladıkları düşünülmektedir.