Paytak Yürüyüşleriyle Bizleri Mest Eden Penguenlerin Nesli Risk Altında

Paytak Yürüyüşleriyle Bizleri Mest Eden Penguenlerin Nesli Risk Altında

Dünya üzerinde var oldukları ilk zamandan beri zorlu koşullara ayak uydurabilmek için türlü adaptasyonlar geçiren sevimli dostlarımız, artık yaşam şartlarına daha fazla direnemiyorlar. -60 ° C gibi düşük sıcaklıklarda hayatta kalabilen, deniz suyu içebilen, yavaş yürüseler de suda çok hızlı yüzebilen bu canlıların 18 türünden 10 tanesi yok olmak üzere.

Şimdi tehlike altındaki bu türlere biraz yakından bakalım;

Avusturalya ve Yeni Zelanda Bölgesi

Sarı Gözlü Penguen (Megadyptes Antipodes):

Yeryüzü üzerinde son incelemelere göre yaklaşık 3400 tane kaldığı tahmin edilen bu penguen türü büyük tehlike altındadır. Maori dilinde Hoiho (yüksek ses çıkaran) olarak bilinen bu penguenler, yuvasına çok yaklaştığınız ve onları rahatsız ettiğiniz zamanlarda trompete benzer bir ses çıkarırlar.   Karada bulunan istilacı avcı türler ve denizde yanlış, dikkatsizce yapılan avlanmalar bu canlıların neslinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmalarına sebep oluyor. Birçoğunun balık ağlarına dolanıp, boğularak can verdiği düşünülüyor.

Sarı gözlü penguenin neslinin korunması için bölgedeki istilacı avcı türlerin kontrol altına alınması ve bitki örtüsünün restorasyonu için projeler yapılıyor.

Snares Pengueni(Eudyptes Robustus):

Bu türün ismi Yeni Zelanda’nın 200 metre güneyinde yer alan küçük ada grubu Snares Adaları’ndan gelmektedir. Bu bölge bu türün tek üreme bölgesidir. Bilindiği kadarıyla 63.000 civarında kalmışlardır. Büyük bir tehlike olmasa da hassas bir sınırdadırlar. Adadaki fırtına, kirlenme gibi durumlar bu türün varlığında sıkıntı yaratmaktadır.

Bu ada grubu yırtıcı hayvanlardan arındırılmıştır. Lakin bu bölgedeki kalamar türünün çok tercih edilmesi sebebiyle insanların avcılık yapması buradaki penguenlerin yemek bulmak konusunda sıkıntıya girmesine sebep olmaktadır.

Soylu Penguen (Eudyptes Schlegeli):

Siyah penguenler arasında beyaz yüzü olduğu için benzersiz olan soylu penguen, sadece Yeni Zelanda ve Antartika arasındaki yarım adada bulunan ve UNESCO Dünya Mirası Listesi olan Macquarie Adası'nın kayalık adasında yaşamaktadır. Tahmini olarak 1.700.000 kadar kaldıkları düşünülmektedir. Kirlilik, iklim değişikliği ve aşırı avlanma gibi durumlar yüzünden ileride tehlike sınırında olacağı tahmin edilmektedir. Bununla ilgili bölgede çeşitli projeler üzerine çalışmalar yapılmaya başlanmıştır.

Dik Pürüzlü Penguen (Eudyptes Sclateri):

Dünya üzerinde 150.000 civarı oldukları düşünülüyor. Verilerin çok geniş olmaması sebebiyle ne tür tehditlerle karşı karşıya geldikleri tam olarak söylenemiyor. Okyanusun küresel ısınma sebebiyle ısınması, iklimdeki değişiklikler ve yanlış yapılan balıkçılığın, bu canlıların hayatlarını devam ettirmelerinde olumsuz koşullar oluşturduğunu söylemek mümkün olabilir. Şu anda üreme alanları güvenli hale getirilmiş olsa da daha fazla araştırma yapılması gerektiği söylenebilir.

Küçük Penguen (Eudyptula Minor):

33 cm'lik bu çarpıcı mavi kuş, dünyanın en küçük penguenidir. Yeni Zelanda'nın kentsel bölgelerinde, başkenti Wellington gibi yerlerde koloniler halinde yaşamaktadırlar. 469.760 civarında kalmışlardır. Şehir hayatında yaşamlarını sürdürmek zorunda olmaları, bu küçük penguenlerin yaşamlarını zorlaştırmaktadır. Öyle ki trafikte ezilmemeleri için yollarda penguen geçiş işaretleri yer almaktadır.

Fiordland Pengueni (Eudyptes Pachyrhynchus):

Bazen Yeni Zelanda’da evlerin kapılarında kendileriyle karşılaşılsa da aslında Fiordland, Stewart ve Raikura  Adası’nın derin ve engebeli yağmur ormanlarında yaşamaktadırlar. Maori kabilesinin yıldırım ve gök gürültüsü tanrısının ismi olan Tawaki olarak da isimlendirilmişlerdir. Bu şekilde adlandırılmalarının en büyük sebebi kanatlarının yıldırım şekline benzemesidir.

Sayıları 5.500-7000 olarak belirlenmiştir. Fakat bu sayı da son dönemlerdeki iklimsel ve beşeri sebeplerden ötürü %30 oranında azalma göstermiştir.

Güney Okyanus Adaları Bölgesi

Makaroni Pengueni (Eudyptes Chrysolophus):

Büyük koloniler halinde yaşayan ve göçmen olan bu penguen türü, yaz ayları boyunca ürerken kış aylarında ise okyanus boyunca dağılma gösterirler. Sayıları on milyondan fazla, üremeleri yüksek oranda da olsa türleri tehlike altındadır. İklimsel sıkıntılar, salgın hastalıklar, yırtıcı avcılar ve istilacı türler yüzünden üreme alanlarına ulaşamama durumları nüfuslarının düşmesine sebep olmaktadır.

Güney Rockhopper Pengueni( Eudyptes Chrysocome):

Sarı kaşlı, kırmızı göz ve gagalı bu penguen türünün şu anda ne kadar nüfusa sahip olduğu tam olarak bilinmiyor. Küresel ısınma sebebiyle oluşan şiddetli fırtınalar yüzünden besin sıkıntısı çektikleri ve üreme bölgelerinin etkilenmesi sayılarının gün geçtikçe azalmasına sebep olmaktadır.

Kuzey Rockhopper Penguin (Eudyptes Moseleyi):

Güney Rockhopper türünden ayrılan özellikleri seslerinin ve beslenme davranışlarının farklılık göstermesidir. Bunun dışında bu türün kaşları daha uzundur.

Üreme davranışları dağınık koloniler halinde yaşamaları sebebiyle hala tam olarak çözümlenmemiştir. Bu anlamda araştırmalar devam etmektedir. Sayılarına dair kesin bir bilgi bulunmamakla birlikte sayılarının azalmasında bulundukları bölgede karşılaşılan petrol sızıntıları, fırtınalar etkilidir.

Afrika Bölgesi

Afrika Pengueni (Spheniscus Demersus):

50.000 kadar kaldıkları bilinmektedir. Afrika’daki tek penguen türüdür. Seslerinin eşek sesiyle benzerlik göstermesi yüzünden Jackass (eşek) pengueni olarak da bilinirler. Karada ve suda yırtıcı hayvanların saldırılarına uğramaları yumurtalarının diğer canlılar için besin olarak kullanılması, beslenmek için avladıkları ançüez ve sardalyaların balıkçılar tarafından bilinçsizce avlanmaları Afrika penguenlerinin yaşam standartlarını oldukça düşürmüş, türlerinin tehdit altına girmesine sebep olmuştur.

Yapılan projeler ile bu türün neslini devam ettirmeleri için Güney Afrika’da yeni koloniler kurmaya çalışmaktadır.

Antartika Bölgesi

İmparator Pengueni (Apentenodytes Forsteri):

Sayıları hakkında net bir bilgi yoktur. Son verilere göre 595.000 kadar oldukları düşünülmektedir. Penguen türleri arasında en bilinen, ağırlık olarak en büyük penguendir. Yavrularını -60 ° C’lerde yetiştirebilmektedirler.

Yapılan araştırmalarda nüfus artışlarının istikrarlı gibi göründüğü söylense de iklim değişikliği, buzulların erimesi, yumurtalarını muhafaza edebilecekleri ve yavrularını yetiştirebilecek alanlarının azalması önümüzdeki dönemlerde sayılarında %20-%30 oranında düşüşler olabileceğini ön görmektedir.

Kral Penguen (Apentenodytes Patagonicus):

İmparator penguenlerinden sonra ikinci en büyük penguenlerdir. Su altında uzun süreler boyunca kalabilen 500 metreden daha fazla derinlere dalıp, fener balıkları, kalamarları avlarlar. Avlanacakları alanlara gruplar halinde giderler. Avlanma sırasında genellikle katil balinalar ve leopar foklarına av olurlar. Sayılarının üç milyon civarında olduğu tahmin edilmektedir. Yine buzulların incelmesi, deniz yüzeyinin ısısındaki artış, yiyecek bulmak için daha çok ilerlemek zorunda kalmaları, kendilerini avlayan hayvanlara karşı da daha savunmasız duruma düşmelerine sebep olmaktadır.

Adelie Pengueni (Pygoscelis Adeliae):

Antartika ve çevresindeki adalarda yaşamlarını sürdürmektedirler. Bu tür penguenler yaşadıkları bölgeye büyük bir bağlılık göstermektedirler. Yuvalarını yumurtaları buzdan donmasın diye taşlarla yükseltirler. Sayıları milyonlar olarak düşünülse de iklimdeki değişiklikler ve bazı üreme alanlarının bölgedeki turizmden olumsuz yönde etkilenmesi, türün, ilerleyen dönemlerde tehdit altına girebileceğini gösteriyor.

Gentoo Pengueni ( Pygoscelis Papua):

Penguenlerin dişilerine çakıl taşı vererek evlenme teklifi ettiği bilinir. Aslında onlar, penguen türleri arasındaki Gentoo penguenidir. Oldukça romantiktirler. Ayrıca penguenler arasında en hızlı yüzen penguenlerdir. Hızları su altında 36 km’yi bulabilmektedir. Sayıları bilinen yedi milyon kadardır. Yaşadıkları bölgelerde yumurtalarının yırtıcı canlılar tarafından avlanması, bölgedeki petrol arayışları ve gelişen turizm, küresel ısınma bu türün tehlike altında olması için yeterli sebeplerdir.

Chinstrap Pengueni (Pygoscelis Antarcticus):

Penguen türleri arasında eşcinsel davranışlar gösterdiği bilinen penguen türüdür. Sayıları hakkında kesin bir bilgi yoktur. Antartika krilleri en büyük besin kaynaklarıdır ve bunlara insanların aşırı avlanması yüzünden yeteri kadar ulaşamamaktadırlar. Ayrıca bulundukları bölgedeki volkanik faaliyetler de yaşamlarının risk altında olmasına neden olmaktadır.

Amerika Bölgesi

Magellan Pengueni (Spheniscus Magellanicus):

Daha çok Güney Amerika bölgesinde görülmektedirler. Büyük koloniler halinde yaşarlar. Çoğunlukla kabuklu deniz ürünleriyle beslenirler. Balıkçıların ağlarına takılmalarının dışında petrol sızıntıları yüzünden her yıl nerdeyse yirmi bin kadar penguenin can verdiği tahmin ediliyor.

Humboldt Pengueni (Spheniscus Humboldti):

Sayıları 30.000 olarak tahmin edilmektedir. Grup halinde avlanırlar. Sardalya ve hamsi en fazla tükettikleri besinlerdir. Çok derin olmayan sularda görülürler. Yaşadıkları bölgede tükettikleri besinlerin balıkçılar tarafından avlanması, balıkçı ağlarına takılmaları, insanlar tarafından katledilmeleri, yırtıcı hayvanların saldırılarına uğramaları ve küresel ısınma sayılarının hızla düşmesine sebep olmaktadır.

Galapagos Pengueni (Spheniscus Mendiculus):

Galapagos Adaları ekvatordan geçtiği için teknik olarak kuzey yarımkürede görülen tek penguen türü denilebilir. Sadece 1000 tane kadar kaldığı söylenmektedir. Okyanus akıntıları beslenmeleri için önem teşkil etmektedir. Denizlerin ısınması bu türlerin beslenmesini olumsuz yönde etkilemekte hatta kıtlıklara sebep olmaktadır. Bu da sayılarının hızla düşmesine sebebiyet vermektedir.