Köpeklerde Görülen Tehlikeli Hastalıklar

Köpeklerde Görülen Tehlikeli Hastalıklar

Kalp Kurdu

Kalp kurdu hastalığı (dirofiliara immitis) genel olarak köpeklerde görülse de nadiren diğer canlılarda da görüldüğü gözlemlenen bir tür parazit kaynaklı hastalıktır. Dişi sivrisinekler aracılığıyla bulaşır. Son dönemlerde insanlarda da görülme oranı artmıştır. İnsanlarda bu hastalık pulmoner dirofilariasis olarak tıp literatüründe yerini almıştır. Dolaşım, solunum gibi bozukluklara sistemsel bozukluklara sebep olur. Erken teşhis edilmemesi durumunda sonuçları ne yazık ki ölümcüldür. Bu hastalık daha çok dışarda yaşayan hayvanlarda görülür. Ülkemizde görülme olasılığı normalde düşüktür. Daha çok yurt dışı üzeri gelen köpeklerde görülmektedir.

Parazitin daha çok anneden yavruya geçtiği gibi bir düşünce olsa da genel olarak 3-15 yaş aralığındaki köpeklerde görülme oranı yüksektir. Kalp kurtlarının yaşam döngüsü hastalığı taşıyan dişi sivrisineğin köpeği ısırmasıyla başlar. Isırdıkları zaman kas ve deri dokusunun altına parazitin larvalarını aktarırlar. Ortalama 4 hafta sonrasında bu lavralar kan dolaşımına girerler. Yaklaşık 3 ay sonrasında kan yoluyla kalbe ulaşırlar ve buraya gelişimlerini tamamlamak üzere yerleşirler. Gelişimlerini tamamladıktan sonra yumurtlama evresine geçerler. Yeni yumurtalar kan dolaşımına dahil olur. Bu paraziti taşıyan köpeği ısıran sinek kan emme esnasında bu yumurtaları da alır. Bu şekilde hastalık diğer köpeklere ve canlılara taşınır.

Belirtileri köpeğin vücudundaki parazitin erişkinliği ve sayısı, köpeğin büyüklüğü ile doğru orantıda görülür. Hareketsizlik, öksürük, öksürük sebepli ağızda kan görülmesi, muayene sırasında kalp ve akciğer dinlemelerinde sesler, sarılık, kanda üre, dalak ve kalp büyümesi, bayılmalar, iştahsızlık, bunun sonucunda kilo kayıpları, bazı durumlarda da kaşıntılı deri rahatsızlıklarıdır.

Hastalığın teşhisi için veteriner hekimler özel kan testleri ve EKG’den yararlanırlar. Sonuçların pozitif olması durumunda tedaviye acilen başlanması gerekir. Tedavinin süresi uzundur. Sabırlı ve metanetli olmak gerekir.

Leptospirosis

Köpeklerde görülen tehlikeli bir diğer hastalık da leptospirosistir. Halk arasında bulaşıcı sarılık olarak bilinir. İnsanlara bulaşabilir. İnsanlarda çok hafif etkileri olan, grip gibi belirtileri olan bu rahatsızlık, minik dostlarımızda ölüm sebebi olabilir. Hastalığa sebep olan bakteriler suda yaşarlar. Kirli su birikintileri, durgun sularda, bakım evlerinde ve çiftliklerde bu bakterilerin görülme olasılığı yüksektir. Ayrıca bu bakteriler idrar yoluyla vücuttan atıldığı için idrarla temas edilmesi durumunda mukuslu bölgelerden ya da tahriş olmuş deri üzerinden de bulaşabilir. Genel olarak yaz döneminde hastalığın görülme oranı yükselir. İştahsızlık, iştahsızlık sebebiyle kilo kaybı, ateş, idrarın renginde koyulaşma, burunda akıntı, öksürük, ishal ( bazı hasta köpeklerde ishalin kanlı olduğu da görülmüştür), boğazda iltihap, depresyon, enerjide düşüklük, vücutta su kaybı ve kusma gibi belirtiler gösterebilir.

Bakterinin böbrek ya da karaciğere yerleşmesi sonucunda organ yetmezliği ve sonucunda da ölüme sebep olduğu bilinmektedir.

Tedavide varsa zarar gören organların tedavisinin dışında uzun süreli antibiyotik kullanılır. Ayrıca korunma amaçlı aşılama tavsiye edilir. Bir yaşına kadar olan dönemde üç doz, bir yaşından sonra ise yılda bir kez karma aşılar ile hastalıktan korunma sağlanır.

Babeziyosiz ( Kan Paraziti)

Yaygın görünen bir parazit hastalığı olan babeziyosiz, dermecentor türündeki keneler aracılığı ile bulaşan tehlikeli bir hastalıktır. Kenenin salyası aracılığıyla ısırdığı köpeğe bulaşır.

Belirtileri ilk başta normal seyirli bir kansızlık gibi görülür. Kansızlığın yanında mukus yapısında solukluk, iştahsızlık, enerjide düşüklük, yüksek ateş, depresyon ilerleyen dönemlerde ortaya çıkan belirtilerdir. Hastalık teşhis edilmezse ve ilerlerse, bu bakteriye maruz kalmış köpeklerde dalak büyümesi, sarılık, karaciğerde yetmezlik ve lenf nodüllerinde büyüme olur.

Hastalığın tedavisinde bakteriye özel antiparaziter ilaçlar ve vitamin takviyesi yapılır. Ağır durumdaki hasta köpekler için bazen kan naklinin de yapılması gerekebilir.

Bu bakteriye maruz kalınabilecek ortamlarda bulunan köpekler için en az altı ayda bir test yapılması veteriner hekimler tarafından önerilmektedir.

Görüşler

Blog hakkında henüz görüş bırakılmamış.

Blog hakkındaki görüşlerinizi yazın

Hesabınız varsa giriş yapın.