Korkunca Arkalarında Küp Küp Bırakan Vombatlar

Korkunca Arkalarında Küp Küp Bırakan Vombatlar

Mütevazi dış görünüşlerinin sizi aldatmasına izin vermeyin. Vombatların, Avustralya'nın sıra dışı hayvan krallığının neredeyse toplamı kadar çok sayıda tuhaflıkları var.

Çoğu keseli hayvandan farklı olarak, bir vombatın kesesi vücudunun önünde değil sırtındadır. Bu ayrım anne vombatlarının bebeğini evine götürmek için onu kirletmeden kazmasına izin verir. Vombatların gövdeleri toprağa oldukça yakın olduğu için, bu sırt kesesi; vombat yürürken bebeğe ekstra koruma sağlar.

Tazmanya şeytanları ve dingolar gibi yırtıcılardan kaçarken, vombatlar kendilerini korumak için süper güçlü kalçalarına güveniyor. Arka tarafları çoğunlukla kıkırdaktan oluşur, bu da onları ısırılmaya ve çizilmelere karşı daha dayanıklı hale getirir. Bir kovalamanın sonunda, vombatlar yuvalarına girer ve yuvanın girişini güçlü kalçalarıyla engeller. Ayrıca, güçlü sırtlarını, yuvalarının çatılarını saldırganlarının kafasına yıkmak için kullanabilirler.

Dünyada bilinen üç tür vombat vardır. Normal vombat (Vombatus ursinus), kritik derecede tehdit altındaki Kuzey kıllı burunlu vombat (Lasiorhinus krefftii) ve Güney kıllı burunlu vombat (Lasiorhinus latifrons) olarak ayrılırlar. Kuzey kıllı burunlu vombatın eğer yaşam alanları düzeltilmezse 2025 yılında neslinin tükenebileceğinden endişe duyuluyor.

Antik çağlardaki taş çizimlerinde de kendine yer bulan bu sevimli yaratıkların Antik Aborjin kaya sanatında tasvirleri nadir olsa da görülür, bu istisnalardan biri Avustralya'nın

Wollemi Ulusal Parkı'nda bulunabilir. Bölgedeki bir kaya sığınağının duvarında çizilen vombatın 4000 yıl öncesine ait olduğu tahmin edilmektedir.

Yeryüzünde dolaşmış en büyük keseli, modern vombatın bir akrabasıydı. Diprotodon adıyla bilinen bu canlı 2,5 milyon yıl önce Avustralya'da yaşıyordu ve yaklaşık 3 ton ağırlığındaydı ve burundan kuyruğa 14 metre uzunluğunda olduğu tahmin ediliyor. Bu “Mega Vombat” kıtada insan kabileleri ortaya çıkmaya başladığı zamanda kayboldu.

Kısa bacakları ve büzgülü bedenleri ile, vombatlar dünyadaki en çevik görünen canlılar değildir. Garip küçük bir adımlarla yürürler, ancak tehdit altındaki bir vombat hızlanmaya başladığında 90 saniye kadar bir süreyle saatte 40 kilometre hızla koşabilirler. Bunun ne kadar hızlı olduğunu anlayabilmek için Olimpiyat koşucu Usain Bolt’un ulaştığı en yüksek hızın saatte 45 kilometreden az bir süre olduğunu belirtelim.

Vombatlar, dünyadaki en belirgin dışkılardan birine sahiptir. Bir gecede 80 ila 100 parça olarak çıkarırlar ve her biri düzgün, küp şeklindedir. Bölgelerini işaretlemek için dışkı kullandıklarından, vombatların koku alma duyuları ile gece yollarını bulmalarına yardımcı olurlar. Çoğu canlı gibi toprağa dışkılamak yerine, vombatlar görebilecekleri kayalar veya kütükler gibi bir yüzey üzerine yapmayı tercih ederler. Dışkılarının eşsiz şekli, yuvarlanmasını ve yere düşmesini engellediği için bu yüzeylerde sabit durabilir.